Haber Detayı
13 Ocak 2022 - Perşembe 19:28
 
İş İnsanı Kara Yurttaş Post’tan Bulut Kutlu’ya konuştu
Batman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Eski Başkanı, Dicle Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu (DİKA) son başkanı iş insanı Talat Kara. Yurttaş Post’a konuştu. Bulut Kutlu’nun sorularını yanıtlayan Kara tüm merak edilenleri yanıtladı.
GÜNDEM Haberi
  İş İnsanı Kara Yurttaş Post’tan Bulut Kutlu’ya konuştu

 

 

Sayın Kara, kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Merhaba öncelikle yurttaş post gazetesinin yayın hayatında başarılar diliyorum. Bu vesileyle çalışan gazeteciler gününüzü kutluyorum. Ben Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı (Sergewra) Akbaş köyünde çiftçi, 14 çocuklu bir ailenin 4. çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokulu kendi köyümde geri kalan eğitimi Diyarbakır’da tamamladım. Evli ve 3 çocuk babasıyım.

Peki, çocukluğunuz nasıl geçti?

Çocukluğum malum 90’lı yıllara denk geldi, o günün köy koşularında çok acılar çekerek büyüdük, bizim nesil çok acı çekti. O zamanın acımasız koşullarında şuan yaşamamız bile mucize, anlayacağınız biz çocukluğu yaşayamadık. O yıllar bölgenin en acı yıllarıydı. Ama köyümüzün o yıllardaki birlikteliği, Köyü tüm zorluklara, işkencelere rağmen  her ne kadar bir çok ev yakıldıysa da, boşaltmaktan kurtarmıştı ve ben de her  ferdi gibi Sergewralı olmaktan gurur duyuyorum.

İş hayatında başarılı bir konumdasınız, bu gücü nereden alıyorsunuz?

İş hayatım belki size göre çok başarılı gürünsem bile henüz istediğim hedefe ulaşamadım. Her işveren gibi benim de hedeflerim var elbette, iş hayatında hedef olmasa başarı olmaz, en büyük hedefim daha çok istihdam, daha çok istihdam. Beni iş hayatımda en çok mutlu eden istihdamı artırmaktır.Eğer yaşadığın kentte bir tek insan bile işsiz ise herkes işini eksik yapıyor demektir. İlin mülki amirleri, vekilleri, yöneticisi, işvereni, Sivil Toplum Örgütleri, odaları dönüp kendilerine bakmalı. İstihdamı yaratmak için birliktelik kaçınılmazdır. Bunu bilmenizi isterim inanarak pes etmeden çok çalışmak. Arkamdaki güce inanıyorum, nedense en büyük destekçilerim Ailem ve çalışma arkadaşlarım. Ve Tabii Batman halkı. Ticari felsefede en büyük patron müşteridir.

 

Hayal ettiğiniz bir iş var mı?

Hayal ettiğim iş Batman’da dünya markası yaratmak. Olur mu olur neden olmasın.

İş hayatınız dışında ne ile meşgulsünüz? Giyim sektörüyle beraber ne gibi yatırımlarınız var?

25 yıla yakındır tekstil işiyle ilgileniyorum. Uluslararası bir marka ile burada ortaklığım var. Harici birçok sektörde işlerimiz var. Ama özünde ailede çiftçilik vazgeçilmezimiz. Tarımla ilgileniyoruz. İş hayatı dışında en çok vaktimi ailemle geçiriyorum. Çok şükür kalabalık bir aileye mensubum. Ama en önceliğim her zaman ailem olmuştur.

Bir dönem DİKA’nın yönetimindeydiniz, bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Aslında Dicle Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu’na seçilme sürecim ilk dikkat çekici detaydır. Dönemin valileri tarafından nokta atışı adaya oy verilmesi oy kullanacak kesime dikte edildi. Bu yaşananlar ajans seçimlerine azimle çalışmam için beni kamçılayan en önemli gerekçeydi. Her ne olursa olsun nitelikli çalışma ve bölgenin gerçek anlamda kalkınmasını sağlama arzusu seçimleri kazanmamızın en büyük kamçılayıcısıdır.

Bölgenin kalkınması ve bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik düzeyinin azaltılması için stratejik adımlar atılması için ajansa gereğinden fazla raporlar sunuldu. Bu raporlarda belirtilen konularda kalkınma ajansı hiçbir çalışma yürütmedi. Sadece Mardin Lobisine hizmet etmeyi görev bildi. Mali Desteklerin büyük bir kısmı Mardin havzasına aktı. Hatta daha vurgulu bir söylemde bulunmamda yarar vardır; Kalkınma Ajansı sadece lobisini ve kendi personellerini kalkındırmakta. İsterseniz diğer ajanslarla da kıyaslayın, yayımladığı rapor sayısı bile yok denecek kadardır. Ayrıca bölgesel kalkınmayı Karadenizli Genel Sekreterlerle sağlamaya çalışıyor. Gelen Genel Sekreter acaba kaç kez Sason’a ziyaret gerçekleştirdi. Yani Sason’u ne kadar dert edindi. Kalkınma Ajansları kapatılmalıdır.

Kimliğinizi oluşturan etkenlerden bahseder misiniz?

İşin aslına bakacak olursanız bu kadim topraklarda bir insanı anlatmaya kelimeler gerçekten yetmez. Bu durum sadece beni değil halkımızın tamamını kapsamaktadır. Ama ille de bu soruya cevap bekliyorsanız hayatta en çok anlam yüklediğim kavramlardan biridir ‘Azim’. İnsanoğluna bakarsanız; doğduğu andan itibaren ulaşmaya çalıştığı  (ulaşsın veya ulaşmasın) her icraatta azim olmazsa olmazımdır. Ülkemiz adına daha güzel bir gelecek, özgürlük, sosyal adalet için fütursuzca azmetmek olmazsa olmazımızdır.

Hayat bir renk olsa, sizin için hangi renk olurdu?

Gökkuşağı; evet gerçekten de gökkuşağı uyumunu arıyoruz bu topraklarda. Benim beyaz veya mavi diye nesnel bir vurgumun ne kıymeti var ki. Önemli olan bütünün içinde anlamlı olabilmek. Konu renk dahi olsa ayrımcılığın her türlüsüne karşıyız.

En sevdiğiniz duygu?

Sevmek. Ebru Hanım’a da (Hayat arkadaşım-eşim) yer vermeden geçmek istemem. Hayatımdaki tüm kritik virajlarda eşimin desteğini arkamda htim. İlk soruda azimden bahsettim. Azmin bile temelinde sevme güdüsü vardır. Tabii bizlerin sevgisi lokallik olmadan tarif edilemez; biz bu coğrafyayı ezelden sevdik ve her ne olursa olsun sevmek için özgürlüğü şiar edindik.

Nefret ettiğiniz duygu?

Kibir. Kibir hadislerde de geçmektedir. Bu hadislere göre kibir gerçeği inkâr etmek, hakkı kabul etmemek ve insanları küçümsemek, hor görmektir. Ülkemizdeki son yıllarda nasıl yönetildiğimize, insanların vergisi ile yapılan yollar, köprüler kibirli bir bakış açısıyla sanki insanlara lütfedilir gibi anlatılıyor. Çay atılmıyor mu mitinglerde kafamıza, yaklaşık olarak 100 kişiyi aile bünyemizde çalıştırmaktayız. Çalışanlarımız yoksa bizler bir hiçiz. Özellikle söylüyorum bir hiçiz. Rahmetli babamın en büyük öğüdüdür; “Yükseldikçe alçalmasını bilmek.”

Yaz mı-Kış mı?

Ne yapayım değişemiyorum işte. Ben maalesef bütünün dışına çıkamıyorum. Kısacası buna verilecek en güzel cevap aslında dört mevsim diyorum ya bütünü bozulan her şey benim için anlamsızlaşmaya başlıyor. Bizler ülkemiz ve bölgemiz için her daim bütünlüğün korunması adına kavga vermekteyiz. Bakın İstanbul’a villa imarı olan bir bölgeye 20 kat diken var; burada bütünlükten bahsedilir mi? İlimize dönelim etrafınıza bakar mısınız? Sosyal adalet toplumsal kesimlere bir bütünün eşit dilimleri duygusuyla mı dağıtılıyor. 

Yalnızlık mı-Kalabalık mı?

İnsanların dertleri ile daha fazla hemhal olabilmek için kalabalığı daha çok seviyorum. Hatta yalnızlığı bile kalabalığın ortasında bir kenarda yalnız başıma onları gözlemleyerek yaşamak daha çok hoşuma gitmektedir.

Bir adaya düşecek olsanız yanınıza alacağınız 3 şey ne olurdu?

Eşim ve çocuklarım yanımda olsa biz adil ve demokrat dünyamızı çok kolay kurarız.

Sevdiğiniz müzik türü?

Kürt Müziği; özellikle dengbejler. Dengbej ‘sesle anlatan’ anlamına gelmektedir. Tüm yaşanmışlıkları duygu katılarak tarafsızca dillendirilmesi beni çok derinden etkilemektedir. Özellikle toplumsal olayları tarafsızca, özgürce dillendirmesi Dengbejlik müessesini değerli kılmaktadır.

En son okuduğunuz kitaplar?

Selahattin Demirtaş’tan Efsun, Mehmet Uzun’un Ruhun Gökkuşağı, Hikmet Anıl Öztekin’den Ne için varsan onun için yaşa, Ahmet Ümit’ten Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ayrıca Yurttaş Post Gazetesi’nde bana yer ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum, okuyucularımıza selam ederim.

Biz de Yurttaş Post Gazetesi olarak bizimle yaptığınız içten ve samimi söyleşiden dolayı teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: (batman-haber) - batman olay gazetesi Editör: Batman Haber
Etiketler: , , İş, İnsanı, Kara, Yurttaş, Post’tan, Bulut, Kutlu’ya, konuştu,
Yorumlar
Haber Yazılımı