Yazı Detayı
25 Haziran 2019 - Salı 16:53 Bu yazı 631 kez okundu
 
KABACA SANAT TOPLUM İLİŞKİSİ
Nalan Koluman
batmanolay@gmail.com
 
 

Sanat her alanı ile tüm zamanlarda kolektif toplum bilincinden dolaylı ya da direkt olarak etkilenmiştir. İlk-el zamanda salt-sosyal yaşam becerilerine dair bir etki içerisindeyken, günümüzde politik bir atmosfer ile karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanı sıra pekala sosyal yaşantının karmaşıklığı, ekonomik buhran, toplumsal cinsiyetçi yaklaşımlar, dinsel-tinsel ritüellerin baskısı ve daha spesifik kültür subjesinden olumlu ya da olumsuz pay almaktan kaçınamamıştır.

İlk-el dönemden günümüze sanat adına oldukça uzun bir geçiş yaşanmıştır. Her dönemin sosyo-politik ve sosyo-ekonomik durumu sanatın icrasında belirleyici bir unsur olmuştur. Tarih öncesi dönemde sanat bilincinin tam olarak kolektif bir bilinç olarak üretilememesi yanı sıra, dönemin çetin şartlarıyla adım adım ilerlemiştir. Toplumların sonraki aşamadaki politik varlıklarının filizlenmesi, kendi kaderlerini tayin etmeleri bu noktada sanatın çağ atlamasını sağlamıştır. Kültür öğeleri giderek daha da belirginleşmiş ve bir aktarım yolu olarak görülen sanatın tüm dalları insanların ilgi-yetenek ve varoluş felsefelerine göre şekillenmiştir. Bu şekillenim o an itibariyle kimi zaman kolektif bir sanat bilinci oluştururken kimi zaman da akollektif bir tepki olarak görülmüştür. Aynı zamanda toplumların nicelik olarak büyümesi de sanatsal niteliğin banel bir üretiminin ötesinde kendini var etmesini sağlamıştır. Gelişen teknolojiyle beraber zamanın hızlı bir şekilde kullanılması, geniş kitlelere ulaşabilme imkanı, günümüz açısından bir çığır açmıştır. Sanatçıların kendi aralarındaki hızlı etkileşim ve buna dahil olan toplumla neredeyse ışık hızında bir üretim görülmektedir. Bu da kendi içinde bir üretim yarışı yaratmaktadır. Bu yarış da kaçınılmaz bir üretim kirliliğine sebep olmaktadır. Bu problemin fark edilmesiyle beraber sanat icracılarının, kimi zaman Rönesans’ta olduğu gibi önceki dönemlerin sanat üretimlerini baz alarak, ya benzeri bir üretim ya da revize edilmiş haliyle geriye dönük bir icra yoluna gittikleri görülmektedir. Bu üretimin yetersiz olduğu anlarda performans sanatları bir farklılık arz etmektedir.

Performans sanatları dinamik yapısıyla beraber dikkat çekerken üretimin kalıcılığı açısından bir sorun yaşamıştır. Ancak teknolojik destekle beraber bu problem büyük oranda azalmıştır. Bu da teknolojinin ayrıca bir sanat elemanı olmasını sağlamıştır. Sanatçı ilk etapta üretimin aktarımı açısından teknoloji desteğini alırken, sonraları bu zorunluluğun sanatın temel elemanı gibi görünmesinin önüne geçememiştir. Bu noktada, teknolojinin sanatın neresinde yer aldığıyla ilgili bir sorunsal doğmuştur. Çünkü bu durum bazen aktarılmak istenenin, üretimin önüne geçebileceği riskini fark ettirmiştir. Yani sanat ve üreticileri, teknolojinin bir araç olaraktan çıkıp, istenmedik bir amaç haline gelmesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu durum şöyle örneklenebilir; resim sanatında eser çerçevesinin, eserin içeriğinden daha dikkat çekmesi gibi. İcracıların bazıları bu durumdan duydukları rahatsızlıktan ötürü sanatsal çalışmaların özlük bilincini kaybetmemesi adına farklı arayışlara girmişse de, bazı icracılar sorunsala farklı bir bakış açısıyla yaklaşıp teknolojiyi kimi zaman teknik bir elemandan çok eserin içeriğiyle ilişkilendirmeye çalışarak üretimi bir bütün haline getirmeye çalışmışlardır. Buradaki ayrışma sanatın tarihsel yolcuğunun her aşamasında görülmüştür. Tarihsel süreçteki birçok sanatsal tin ya da icra şekli çekişmesi yaşansa da, an itibariyle bu durum sanatın tarihi açısından bir zenginlik olarak görülmektedir. Bu dönemin paradoksal sanat yapısı da gelecek adına bir zenginlik olarak görülebileceği ihtimalini düşündürtmektedir.

Sanat, aidiyetindeki geçmişinin hiçbir zaman diliminde, kimi zaman istendik de olsa toplumsal motiflerden arındırılamamıştır. Aksine toplumsal bağı gittikçe daha da sıkılaşmıştır. Toplumun dini, dili, ırkı, tarihi, ekonomisi, jeopolitik konumu, bütün arı kültürüyle sanatı ve sanatçıyı yönetmiştir. Bu da beraberinde farkında olunan ya da olunmayan bir kolektif sanat bilincini oluşturmuştur. Sanatçı da sanatın üreten aracı olmuştur.

 
Etiketler: KABACA, SANAT, TOPLUM, İLİŞKİSİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı