Orhan Miroğlu: "Bir dönem kapanıyor, PKK dağdan iniyor"

Dünya 27.06.2026 - 14:40, Güncelleme: 27.06.2026 - 14:40 77 kez okundu.
 

Orhan Miroğlu: "Bir dönem kapanıyor, PKK dağdan iniyor"

Orhan Miroğlu: "Bir dönem kapanıyor, PKK dağdan iniyor"
 Miroğlu sosyal medya hesabından bir yazı yazdı:  Ortadoğu’da devlet dışı silahlı grupların bir geleceği yok artık. Uluslararası hukuk ve BM yok hükmünde.  Demokrasi bütün dünyada can çekişiyor.  Sınırlar göçmenlere kapanıyor.  Türkiye yüzünü Avrasya’ya dönüyor derken, NATO 22 yıl sonra Ankara’da toplanıyor. Çin’in büyüme trendi durdu.  İran’da sona eren savaş rejimi güçlendirecek ve İran’ın dünyaya açılması bir hayal olmaktan çıkacak.  Batı’nın iki yüzyıla dayanan Kürt stratejilerinin yerini muhtemelen Kürdistan’ın da içinde bulunduğu coğrafyanın yeni İpek Yollarına açılması suretiyle tarihe karışacak.  Kürtler, yüzyıllardır beraber yaşadıkları halklara yüzlerini dönerek siyaset üretmez ve mümkün olanın siyasetini yapmazlarsa, büyük emeklere ve fedakarlıklara mal olmuş mevcut kazanımlarına oturup ulusal yas tutmalarından başka çareleri kalmayacak.  Özetle her şey değişiyor, herşey dönüşüyor ve yeni olan neyse o bekleniyor.  Ama siyasi aktörlerin şu Diyarbakır ziyaretlerinde hiç bir şey değişmiyor. AK Parti iktidarına karşı çeyrek asırdır, sıkı bir cenderede tutulan Kürt halkına bir zamanların ‘stratejik ortaklarından’ hiç kimse dönüp yeni bir söz söylemiyor!  Pişmanlık yok! Pişmanlık duyanlarda Muhasebe yok! Kürtler o malum stratejilerin asli aktör değil çünkü, çıkılacak yolda, tedarik gücü olarak görülmeye devam edilen hazır kıta bir dünya nimeti ve dünyada bir benzeri kalmamış bir nimet!  Kimsenin dikkatinden kaçmamıştır muhtemelen. İşlerin eskisi gibi olamayabileceği azıcık görüldüğünde, Diyarbakır ziyaretleri başlıyor hemen.   Xalê Mixeme’de Ciğer kebaplar yeniyor bir güzel.  Kürt şehirlerinde  mağdur aile arayıp bulma zorluğu yok nasılsa, kıyametle, bir mağdur aile seçilip ziyaret ediliyor  Sonra Şehrin istikbalinden ziyade kendi istikbalinin peşinde koşturmaktan yorgun düşmüş, kemalistlerin ve kendini solcu sanan Neo- İttihatçıların yıllarca Amed Şubesi gibi çalışmış, şehri gerçek Kürt hafızasının taşıyıcısı Kürt aydınlarına itinayla kapatmış, saçı sakalı ağarmış elitlerle, suya sabuna dokunmayan sohbetler yapılıyor ve konjonktüre uygun tekliflerle Kürtler’in desteği çaktırmadan talep ediliyor. Yetmezmiş gibi, Kürtler’e evden kaçmaya hazırlık yapan kız muamelesi yapılıyor bir çeşit ve misal CHP’nin içinde bulunduğu zor durumda Kürtler Özel/İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında tercih yapmaya zorlanıyor. Bakın Kılıçdaroğlu gidemez ama biz gidiyoruz Diyarbakır’a, kasınması ise başka bir mevzu!  Kendi bölünmelerine çare bulamayanlar, Kürtler’in bölünmesinde arıyor geleceği! Daha dündü, hep beraber seyrettik, kimimiz içimiz kan ağlayarak seyretti, kimimiz ortada binlerce ölüye ve yakılıp yıkılmış beşbin yıllık şehirlere rağmen iktidarı ‘beraber salladığına’ inandı.  “Seni Başkan Yaptırmayacağız” filmi kadar bir halka acı vermiş bir film yok dünyada! Ama senaryoya az biraz dokunarak, Kürtleri’in aynı filmin hem aktörü hem nesnesi olabileceğine hala inanılıyor! Yeni filmin çekimesi ise tamamen Kürtler’e bağlı.  Yok demesini, hayır demesini bilecekler ve kendi özgün hikayelerini yazmaya karar verecekler,  o kadar!
Orhan Miroğlu: "Bir dönem kapanıyor, PKK dağdan iniyor"

 Miroğlu sosyal medya hesabından bir yazı yazdı: 
Ortadoğu’da devlet dışı silahlı grupların bir geleceği yok artık.
Uluslararası hukuk ve BM yok hükmünde. 
Demokrasi bütün dünyada can çekişiyor. 
Sınırlar göçmenlere kapanıyor. 
Türkiye yüzünü Avrasya’ya dönüyor derken, NATO 22 yıl sonra Ankara’da toplanıyor.
Çin’in büyüme trendi durdu. 
İran’da sona eren savaş rejimi güçlendirecek ve İran’ın dünyaya açılması bir hayal olmaktan çıkacak. 
Batı’nın iki yüzyıla dayanan Kürt stratejilerinin yerini muhtemelen Kürdistan’ın da içinde bulunduğu coğrafyanın yeni İpek Yollarına açılması suretiyle tarihe karışacak. 

Kürtler, yüzyıllardır beraber yaşadıkları halklara yüzlerini dönerek siyaset üretmez ve mümkün olanın siyasetini yapmazlarsa, büyük emeklere ve fedakarlıklara mal olmuş mevcut kazanımlarına oturup ulusal yas tutmalarından başka çareleri kalmayacak. 

Özetle her şey değişiyor, herşey dönüşüyor ve yeni olan neyse o bekleniyor. 

Ama siyasi aktörlerin şu Diyarbakır ziyaretlerinde hiç bir şey değişmiyor.

AK Parti iktidarına karşı çeyrek asırdır, sıkı bir cenderede tutulan Kürt halkına bir zamanların ‘stratejik ortaklarından’ hiç kimse dönüp yeni bir söz söylemiyor! 

Pişmanlık yok!

Pişmanlık duyanlarda Muhasebe yok!

Kürtler o malum stratejilerin asli aktör değil çünkü, çıkılacak yolda, tedarik gücü olarak görülmeye devam edilen hazır kıta bir dünya nimeti ve dünyada bir benzeri kalmamış bir nimet! 

Kimsenin dikkatinden kaçmamıştır muhtemelen.

İşlerin eskisi gibi olamayabileceği azıcık görüldüğünde, Diyarbakır ziyaretleri başlıyor hemen. 

 Xalê Mixeme’de Ciğer kebaplar yeniyor bir güzel. 

Kürt şehirlerinde  mağdur aile arayıp bulma zorluğu yok nasılsa, kıyametle, bir mağdur aile seçilip ziyaret ediliyor 

Sonra Şehrin istikbalinden ziyade kendi istikbalinin peşinde koşturmaktan yorgun düşmüş, kemalistlerin ve kendini solcu sanan Neo- İttihatçıların yıllarca Amed Şubesi gibi çalışmış, şehri gerçek Kürt hafızasının taşıyıcısı Kürt aydınlarına itinayla kapatmış, saçı sakalı ağarmış elitlerle, suya sabuna dokunmayan sohbetler yapılıyor ve konjonktüre uygun tekliflerle Kürtler’in desteği çaktırmadan talep ediliyor.

Yetmezmiş gibi, Kürtler’e evden kaçmaya hazırlık yapan kız muamelesi yapılıyor bir çeşit ve misal CHP’nin içinde bulunduğu zor durumda Kürtler Özel/İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında tercih yapmaya zorlanıyor.

Bakın Kılıçdaroğlu gidemez ama biz gidiyoruz Diyarbakır’a, kasınması ise başka bir mevzu! 

Kendi bölünmelerine çare bulamayanlar, Kürtler’in bölünmesinde arıyor geleceği!

Daha dündü, hep beraber seyrettik, kimimiz içimiz kan ağlayarak seyretti, kimimiz ortada binlerce ölüye ve yakılıp yıkılmış beşbin yıllık şehirlere rağmen iktidarı ‘beraber salladığına’ inandı. 

“Seni Başkan Yaptırmayacağız” filmi kadar bir halka acı vermiş bir film yok dünyada!

Ama senaryoya az biraz dokunarak, Kürtleri’in aynı filmin hem aktörü hem nesnesi olabileceğine hala inanılıyor!

Yeni filmin çekimesi ise tamamen Kürtler’e bağlı. 

Yok demesini, hayır demesini bilecekler ve kendi özgün hikayelerini yazmaya karar verecekler,  o kadar!

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve batmanolaygazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.