Değerli okurlar, Batmanlı hemşehrilerimizin sesine kulak vermeye ve gündelik yaşamda karşılaştıkları en can yakıcı sorunları dile getirmeye devam ediyoruz. Maalesef, 6 Şubat 2023’te 11 ilimizde büyük yıkıma yol açan 7.7 büyüklüğündeki deprem felaketinin ardından, kentsel dönüşüm süreci Batman’da adeta bir kördüğüme dönüştü. Deprem sonrası değişen yönetmeliklerle hem kat sayıları düşürüldü hem de resmi kurumlardaki bürokratik işlemler durma noktasına geldi.
Deprem sonrası can güvenliğini esas alan sıkı tedbirlerin yürürlüğe girmesi elbette doğru ve gerekli bir adımdı. Ancak Batman’da birçok vatandaşımız, bu düzenlemeler henüz gündemde değilken müteahhitlerle kat karşılığı anlaşarak eski ve güvensiz evlerini yıktırdı. Tek amaçları, aileleriyle birlikte daha güvenli ve modern yuvalara kavuşmaktı.
Ne var ki aradan aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen yapı ruhsatı ve diğer bürokratik işlemler ilgili kurumlarda bir türlü tamamlanamıyor. İşlemlerin hantal ilerlemesi, vatandaşı ağır bir yükün altına sokmuş durumda. Evleri yıkılan Vatandaşlar, bugün yüksek kira bedelleriyle baş başa kaldı. Devletin sağladığı kira yardımına rağmen, 10 bin, 15 bin, hatta 25 bin lirayı bulan kiralar ödeniyor. Vatandaş, bir an önce evinin bitmesini ve bu ekonomik sorundan kurtulmayı bekliyor.
Birçok vatandaşın ortak şikayeti ise süreci daha da karmaşık hale getiriyor, "Eski evimiz 4 katlıydı, müteahhitle 7-8 kat üzerinden anlaşıp binamızı yıktırdık. Şimdi kat sayısının düşürülmesiyle büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Bizim halimiz ne olacak? " diye kara kara düşünen birçok vatandaş var. Güvenli konut hedefiyle yola çıkan vatandaş, sürecin uzaması ve hak mahrumiyetlerinin yaşanması nedeniyle hem maddi hem de manevi olarak yıpranıyor.
Kuşkusuz depreme dayanıklılık ve can güvenliği her şeyden önemlidir. Ancak bu hayati kuralın uygulanışı, süreci durdurmamalı, aksine daha güvenli ve hızlı bir şekilde teşvik etmelidir. Yetkililerin şu temel noktalara odaklanması şarttır,
Bürokrasinin Hızlandırılması, Yapı ruhsatı ve resmi işlemlerdeki tıkanıklıklar derhal giderilmeli, süreçler daha etkin işletilmelidir.
Sıkı Denetim ve Kalite, Kat sayısını düşürmekten ziyade, zemin etüdü ve malzeme kalitesine odaklanılmalıdır. Kullanılacak demir ve çimentonun kalitesi tavizsiz bir şekilde denetlenmelidir. Binaların sağlamlığı, gelecekteki felaketlerde can kayıplarını önlemenin tek yoludur.
Batmanlı vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi, sadece yaşam kalitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda şehrimizin ekonomik dengesine de olumlu katkı sağlayacaktır. Bir gazeteci olarak, kentin yöneticilerinden bu haklı feryadı dikkate almalarını istiyoruz. Sorunları sık sık dile getirmemize rağmen somut bir adım atılmaması üzücü olsa da, bizler halkın sesi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Mağduriyetlerin giderilmesi ve çözüm için adımların hızlandırılması en büyük beklentimizdir.
HOŞÇA KALIN...