Şehmus Ustabaşı
Köşe Yazarı
Şehmus Ustabaşı
 

DOĞAYA MERHAMET ETMEYENİN, İNSANA MERHAMETİ OLMAZ

  Merhaba değerli olay gazetesi okurları bu gün son dönemde hem yerel hem de ulusal gündeme baktığımızda, insanlığın doğayla ve can dostlarımızla kurduğu bağın ne denli zedelendiğini üzülerek izliyoruz. Yaşadığımız coğrafyada adeta doğaya karşı topyekûn bir savaş açılmış gibi bir hava esiyor. Neyse ki bu gidişata "dur" diyen, vicdanımızın sesi olan örgütler ve bazı dernekler var.   Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argünağa, kentte yaban domuzlarına yönelik "av turizmi" adı altında yürütülen faaliyetlere karşı çok sert ve haklı bir basın açıklaması paylaştı. Argünağa’nın şu sözleri, aslında içinde bulunduğumuz durumu özetleyen tokat gibi bir tespitti.     Batman merkez ve ilçelerinde popülasyon artışı bahane edilerek yaban domuzlarının hedef tahtasına oturtulması, kelimenin tam anlamıyla bir çevre felaketidir. İnsanoğlu olarak ekosistemin dengesini kendi ellerimizle bozup, sonra da bu dengesizliğin faturasını hayvanlara kesmek ne kadar bilimsel, ne kadar etiktir? Doğayı sadece rant ve ticaret alanı olarak gören bu zihniyet, yetkilileri acilen bilimsel ve etik çözümler üretmeye davet eden Argünağa’nın uyarısını dikkate almalıdır.   Doğadaki bu acımasızlığın bir benzerini maalesef her gün sokaklarımızda, can dostlarımız üzerinde yaşıyoruz. Önce sokak köpeklerini "iyi" veya "saldırgan" diye ayırt etmeden, körü körüne bir toplama furyası başlattılar. Sadece Batman merkezde değil, köylerde, mezralarda, hatta insanlardan kilometrelerce uzakta kendi halinde yaşayan, kimseye zararı dokunmayan köpekler bile bu kıyımdan nasibini aldı.   Peki, ülke genelinde bu hayvanların kapatıldığı barınaklar ne kadar güvenli? Gelin, hep birlikte sorgulayalım. Sosyal medyaya düşen görüntüler, yürek sızlatan videolar ortada.Hiçbir insana zarar vermemiş, mahallenin neşesi olmuş o masum canlar, barınak adı altındaki hücrelerde açlığa, susuzluğa ve adeta yavaş bir ölüme terk ediliyor.   Burada sormamız gereken çok önemli iki soru var,bir bu barınaklar gerçekten birer "rehabilitasyon merkezi" mi, yoksa gözden uzak ölüm kampları mı?   İki bu tesislerde istihdam edilen personelin içinde zerre kadar hayvan sevgisi var mı? Yoksa orası sadece birer 'iş kapısı' olarak mı görülüyor? Yanlış anlaşılmasın, insanlara saldıran, hastalıklı olan veya çevreye gerçekten ciddi zarar veren hayvanların rehabilite edilmesine, kontrol altına alınmasına kimsenin tek bir sözü olamaz. Halk sağlığı ve güvenliği elbette önemlidir.   Ancak yıllarca mahallenin bekçiliğini yapmış, çocukların sevgilisi olmuş, zararsız ve masum hayvanları apar topar toplayıp adeta ölüme terk etmek ne insanlığa, ne vicdana ne de hiçbir inanca sığar. Bu insani bir davranış değildir.   Doğadaki yaban hayvanını "turizm" adı altında parayla vurduran, sokaktaki canı ise "güvenlik" bahanesiyle açlığa mahkûm eden bu sistem acilen sorgulanmalıdır. Unutmayalım ki, doğaya ve hayvana merhamet etmeyenin, insana da merhameti olmaz. Yetkilileri bir kez daha hem dağdaki yaban domuzları  için hem sokaktaki masum köpek için vicdanlı, yaşatmaya odaklı çözümler üretmeye davet ediyoruz, unutulmasın dünya sadece biz insanlara tek ait değil. HOŞÇA KALIN
Ekleme Tarihi: 21 Haziran 2026 -Pazar
Şehmus Ustabaşı

DOĞAYA MERHAMET ETMEYENİN, İNSANA MERHAMETİ OLMAZ

 

Merhaba değerli olay gazetesi okurları bu gün son dönemde hem yerel hem de ulusal gündeme baktığımızda, insanlığın doğayla ve can dostlarımızla kurduğu bağın ne denli zedelendiğini üzülerek izliyoruz. Yaşadığımız coğrafyada adeta doğaya karşı topyekûn bir savaş açılmış gibi bir hava esiyor. Neyse ki bu gidişata "dur" diyen, vicdanımızın sesi olan örgütler ve bazı dernekler var.

 

Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argünağa, kentte yaban domuzlarına yönelik "av turizmi" adı altında yürütülen faaliyetlere karşı çok sert ve haklı bir basın açıklaması paylaştı. Argünağa’nın şu sözleri, aslında içinde bulunduğumuz durumu özetleyen tokat gibi bir tespitti.

 

 

Batman merkez ve ilçelerinde popülasyon artışı bahane edilerek yaban domuzlarının hedef tahtasına oturtulması, kelimenin tam anlamıyla bir çevre felaketidir. İnsanoğlu olarak ekosistemin dengesini kendi ellerimizle bozup, sonra da bu dengesizliğin faturasını hayvanlara kesmek ne kadar bilimsel, ne kadar etiktir? Doğayı sadece rant ve ticaret alanı olarak gören bu zihniyet, yetkilileri acilen bilimsel ve etik çözümler üretmeye davet eden Argünağa’nın uyarısını dikkate almalıdır.

 

Doğadaki bu acımasızlığın bir benzerini maalesef her gün sokaklarımızda, can dostlarımız üzerinde yaşıyoruz. Önce sokak köpeklerini "iyi" veya "saldırgan" diye ayırt etmeden, körü körüne bir toplama furyası başlattılar. Sadece Batman merkezde değil, köylerde, mezralarda, hatta insanlardan kilometrelerce uzakta kendi halinde yaşayan, kimseye zararı dokunmayan köpekler bile bu kıyımdan nasibini aldı.

 

Peki, ülke genelinde bu hayvanların kapatıldığı barınaklar ne kadar güvenli? Gelin, hep birlikte sorgulayalım. Sosyal medyaya düşen görüntüler, yürek sızlatan videolar ortada.Hiçbir insana zarar vermemiş, mahallenin neşesi olmuş o masum canlar, barınak adı altındaki hücrelerde açlığa, susuzluğa ve adeta yavaş bir ölüme terk ediliyor.

 

Burada sormamız gereken çok önemli iki soru var,bir bu barınaklar gerçekten birer "rehabilitasyon merkezi" mi, yoksa gözden uzak ölüm kampları mı?

 

İki bu tesislerde istihdam edilen personelin içinde zerre kadar hayvan sevgisi var mı? Yoksa orası sadece birer 'iş kapısı' olarak mı görülüyor?

Yanlış anlaşılmasın, insanlara saldıran, hastalıklı olan veya çevreye gerçekten ciddi zarar veren hayvanların rehabilite edilmesine, kontrol altına alınmasına kimsenin tek bir sözü olamaz. Halk sağlığı ve güvenliği elbette önemlidir.

 

Ancak yıllarca mahallenin bekçiliğini yapmış, çocukların sevgilisi olmuş, zararsız ve masum hayvanları apar topar toplayıp adeta ölüme terk etmek ne insanlığa, ne vicdana ne de hiçbir inanca sığar. Bu insani bir davranış değildir.

 

Doğadaki yaban hayvanını "turizm" adı altında parayla vurduran, sokaktaki canı ise "güvenlik" bahanesiyle açlığa mahkûm eden bu sistem acilen sorgulanmalıdır. Unutmayalım ki, doğaya ve hayvana merhamet etmeyenin, insana da merhameti olmaz. Yetkilileri bir kez daha hem dağdaki yaban domuzları  için hem sokaktaki masum köpek için vicdanlı, yaşatmaya odaklı çözümler üretmeye davet ediyoruz, unutulmasın dünya sadece biz insanlara tek ait değil.

HOŞÇA KALIN

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve batmanolaygazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.