01 Şubat 2026.
TFF 2. Lig’de Adana’da oynanan Batman Petrolspor – Adana 1954 karşılaşması sahada 1-1 bitti. Ama ne yazık ki maç, sahada değil; tribünde ve sokakta kaybedildi.
Batman Petrolspor deplasmandaydı.
Sahaya futbolunu koydu, mücadelesini verdi ve puanını aldı.
Normal bir futbol akşamı olması gerekirken, Adana tribünlerinden yükselen öfke, futbolun üstüne kara bir leke gibi düştü.
Maç esnasında Petrolspor taraftarlarına yönelik saldırılarla başlayan şiddet, maç bitince de durmadı. Bu kez stat dışına taştı. Skoru hazmedemeyen bir güruh, Petrolspor taraftar otobüslerine taşlarla saldırdı. Otobüslerin camları kırıldı. İnsanlar yaralandı. Bir futbol maçının ardından, can güvenliği tehdit altına alındı.
Buradan açık konuşmak gerekiyor:
Bu yaşananlar taraftarlık değildir.
Bu yaşananlar futbol kültürü değildir.
Bu yaşananlar düpedüz suçtur.
6222 Sayılı Yasa Kâğıt Üstünde mi?
Türkiye’de “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair 6222 Sayılı Kanun” var. Peki nerede bu yasa? Ne zaman devreye giriyor?
Taş atan, otobüs camalarını tuz buz eden, insan yaralayan zihniyet; “takımım kazansın” bahanesinin arkasına saklanamaz. Bu spor değil; linç kültürüdür.
Emniyet, federasyon ve kulüp yöneticileri şunu artık görmek zorunda: Ceza yoksa, şiddet alışkanlığa dönüşür. Ve bugün Petrolspor’un başına gelen, yarın başka bir deplasman takımının başına gelir.
Taraftar Kültürü Taşla Değil, Ahlakla Olur
Aynı günün akşamına bakalım.
1.Lig’de mücadele eden Amedspor, kendi sahasında Adana Demirspor’u 7-0 gibi tarihi bir skorla mağlup etti. Peki ne oldu? Saha mı karıştı? Otobüsler mi taşlandı? Tribünlerden linç mi çıktı? Hayır.
Çünkü taraftar kültürü budur.
Rakibini sahada yenersin, skorla konuşursun, futbolla cevap verirsin.
Taşla değil. 7 gol atarsın, ama insanlığını kaybetmezsin. Puan kaybedersin, ama onurunu kaybetmezsin.
Asıl Kaybeden Kim?
Bu olayların ardından herkes şunu sormalı: Gerçekten kim kaybetti? Batman Petrolspor mu?
Hayır. Onlar deplasmanda puan aldı. Adana 1954 mü? Evet. Çünkü bu görüntüler, kulübün tarihine utanç olarak yazıldı. Ama asıl kaybeden: Türkiye futbolunun itibarıdır. Şiddeti normalleştiren her sessizlik, taşı atan kadar suçludur.
Artık yeter. Futbolu sokak kavgasına çeviren bu zihniyetle hesaplaşılmadığı sürece, ne liglerin, ne tribünlerin, ne de spor ahlakının bir geleceği olur.
Futbol skorla biter.
İnsanlık bitmemeli.